Bankalar Caddesi üzerinde 11-13 numarada yer alan ve ihtişamıyla dikkat çeken ikiz binanın bir tarafında SALT Galata, diğer tarafında TC Merkez Bankası İstanbul Şubesi yer alıyor. 1892’de açılan ve mimar Alexandre Vallaury tarafından tasarlanan binanın caddeye bakan, kabartma figürlerle bezeli cephesi yeni-klasik, Haliç’e bakan cumbalı pencereli cephesi ise oryantalist bir üsluba sahip. İki cephe arasındaki bu farklılık, bankanın Batı ve Doğu arasındaki konumunu simgeliyor. Sol bina, 1999 başına kadar Osmanlı Bankası’nın genel müdürlük binası olarak kullanıldı, 2000’den itibaren giriş katında Garanti Bankası şube ve bölge müdürlüklerine, üst katlarında ise Osmanlı Bankası Arşiv ve Araştırma Merkezi’ne ev sahipliği yaptı. 2011’den bugüne de SALT Galata olarak faaliyet gösteriyor. Sağ bina ise 1925’e kadar Tütün Rejisi, 1925-1934 arası Tütün İnhisarı İdaresi ve 1934’ten bugüne de Merkez Bankası İstanbul Şubesi olarak kullanılıyor.

   Garanti Bankası bünyesinde faaliyet gösteren Platform Garanti Güncel Sanat Merkezi, Osmanlı Bankası Müzesi ve Garanti Galeri’nin 2011’de SALT adı altında özerk bir kurum olarak yapılandırılmasıyla birlikte sol bina restore edilip SALT Galata olarak açıldı. Aynı anda İstiklal Caddesi üzerinde yer alan SALT Beyoğlu da faaliyete geçti fakat birtakım mekânsal düzenlemelerden dolayı Aralık 2015’te kapandı ve tekrar Nisan 2018’de açıldı.

1896 BASKINI

   Osmanlı Bankası binasına dair üzerinde pek durulmayan tarihî bir olay, 26 Ağustos 1896’da Ermeni Taşnak Partisi mensuplarınca gerçekleştirilen silahlı baskın. Avrupa devletlerini, II. Abdülhamit döneminde Ermenilere yönelik katliam ve pogromlara dair harekete geçmeye çağırmak amacıyla, Karekin Pastırmacıyan, Hayk Tiryakiyan ve Bedros Paryan liderliğindeki 28 silahlı erkek ve kadın, Osmanlı Bankası’na bir baskın düzenledi. Osmanlı Bankası’nın seçilme nedeni, Osmanlı İmparatorluğu ve Avrupa devletleri için önemli bir finans merkezi niteliği taşıması ve personelinin çoğunun İngiliz ve Fransız olmasıydı.

  Dinamit, tabanca ve el bombalarıyla düzenlenen ve 14 saat süren baskın sonunda Taşnaklardan dört, Osmanlı askerlerinden altı kişi öldü. Taraflar birbirlerini alt edemeyeceklerini anlayınca görüşmeler başladı. Arabuluculuğu Osmanlı Bankası Müdürü Sir Edgar Vincent ile Rus Sefareti Baş Tercümanı Maximoff yapıyordu. Saray, eylemcilerin taleplerini kabul etmedi fakat işgalin sonlandırılması karşılığında işgale katılanların yurtdışına gönderilmesine razı oldu. Beş yaralı dışındaki 17 kişi Marsilya’ya gönderildi.

   Baskını fırsat bilen gruplar, sokaklarda rastladıkları Ermenileri sopalarla öldürdü ve işgalciler gemiye bindirildikten sonra da Ermenilere saldırmaya devam etti. O gece 400 kadar Ermeni öldürüldü. Dış basına göre bu rakam çok daha yüksekti. Yine de Avrupa devletleri, bunu kınamakla yetindi ve Osmanlı’yı reformlar konusunda zorlamadı.

   Bu tarihi mekan günümüzde kütüphane ve arşiv ile birlikte kafe, restoran ve sergi alanlarına ev sahipliği yapmaktadır. Beyoğlu’na yolunuz düşerse Salt Galata’ya mutlaka uğrayın ve yazımızı orada tekrar okuyun ve tarihi hissedin. Ayrıca üst katlara çıkıp fotoğraf çekinmek isteyebilirsiniz zira saray ambiyansı veren bembeyaz sütunlar eminim sizi cezbedecektir.

Gezi ve tarih ilginizi çekiyorsa sitemizi takipte kalın ve bildirimleri açın 🙂

KAYNAK

https://hatirlayansehir.hakikatadalethafiza.org/salt-galata/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir