Çağımızın hastalığı olan tüketim çılgınlığı hız kesmeden devam ediyor. İster ekonomik anlamda sıkıntı içinde olalım , ister sağlık sorunlarının nüksettiği bir dönemde…Her ne koşulda olursak olalım ihtiyaç fazlası tüketim, hepimizi yıpratırken bir yandan heveslendirmektedir. Bu yazımda televizyon reklamlarının alışverişimize etkisini konuşacağız.

Günümüzden örnek vermek istiyorum. Pandemi dönemindeyiz ve herkes eve kitlenmiş durumda. Kimse dışarı çıkamıyor , çıksa bile kısıtlı yerlere gidebiliyor. Bu döneme kadar online alışveriş yapmamış kişi bile mecburen belli ürünlere erişimi platformlar üzerinden sağlıyor. Peki bu ürünlerin hepsi ihtiyaç mı?  Cevap veriyorum koca bir HAYIR.

Evlere hapsolduğumuz bu dönemde o kadar çok alışveriş yaptık ki yeni kargo şirketleri türemeye başladı. Neredeyse her evde en az iki tane bulunan televizyon ise hepimizin sosyalleşme alanı halinde. Her program arasındaki en az 15 dakikalık reklamların çoğunu ezberler hale geldik. Markete gittiğimizde veya online alışverişte sizce bu reklamların etkisinde oluyor muyuz?

Yapılan araştırmalar şaşırtıcı şekilde , akıllı telefonlar her ne kadar organımız haline gelmiş olsa da televizyonun hayatımızdaki önemini kaybetmediğini vurguluyor. Şöyle bir düşünecek olursak , gerçekten de televizyon 7’den 70’e her yaşın ve kesimin ulaşabildiği bir ortamı bizlere sunuyor. Hal böyle olunca televizyon markaların şov yeri olmaktan çıkmıyor.

Alışveriş Yaparken Bizi Neler Etkiliyor ?

Aslında bu başlık yerine “En son ne zaman alışveriş yaptınız?” demeyi çok isterdim ama yazının başında da belirttiğim gibi bu hastalığa engel olamıyoruz, kendimizi durduramıyoruz. Biz müşterileri kazanmak için markalar birbirleriyle yarış içinde. Daimi olarak güncel bir reklam stratejisi geliştirmek durumundalar. Son dönemlerde en çok gördüğümüz strateji ise dönemin en sevilen ünlülerini , marka yüzü haline getirmektir. Ünlülerin reklam yüzü haline gelmesi o kadar normal hale geldi ki artık her markanın kendi ünlüsü var. Ya da her ünlünün bir markası var desek daha doğru olur.

Diğer ülkelerde de bu reklam stratejisi uygulanıyor. Reklamlarda ünlü insan kullanımı Amerika’da %50 iken Türkiye’de %75 oranında. İleride bu yüzdelerin daha da artacağı öngörülüyor. Çünkü amaç , ünlülerin popülarite , şöhret ve çekiciliğinden yaralanmak. Eğer marka ve ünlü kişi uyumlu şekilde eşleşirse satışlar 2 katına hatta 3 katına kadar artabilmektedir (Solak, B. B. (2016)) .  Şimdi size başlıktaki soruyu yöneltmek istiyorum. Sizce biz müşteriler ürün seçerken nelere dikkat ediyormuşuz?

Reklamdan etkilenme oranımız zaten yüksekti bir de bu duruma sevdiğimiz , örnek aldığımız bir insan katılınca haliyle isteğimiz daha da artıyor. Şahsen bu oranı duyduğumdan –bir nevi yönlendirildiğimi fark ettiğimden- beri ürün alırken farkındalığımı kullanmaya çalışıyorum.

Tüketim Odaklı Yaşıyoruz

Tüketimin ihtiyaç dışındaki sebebi genellikle heves , özenme , itibar ve duygusal olmaktadır. Reklamlarda “ünlü” kullanma stratejisi ürünün kalitesini değil , hayran olunan kişinin imajını satın almaya itmektedir. Bu da demek oluyor ki kaliteden çok imaj almaya yönlendiriliyoruz. Gündemde öne çıkan “hayvan deneyleri” ve “geri dönüştürülebilir ürünler” üzerine markalar yoğunlaşmaya çalışmaktadır. Özellikle hayvan deneyleri konusunda bazı markalar  hayvanlar üzerinde deney yapmadıklarını belirtmektedir. Ancak araştırmalar sonucunda bu markalardan çoğunun aslında Çin pazarında satış yapıldığı görülmektedir. Yani , Çin pazarının şartı olan hayvan deneylerini yerine getiriyorlar. Bu durum da iki marka türü ortaya çıkarıyor. Birincisi gerçekliğini ortaya sunan marka , ikincisi ise imaj yaratmak isteyen marka. Bundan dolayı biz müşterilerin bu marka türlerine oldukça fazla dikkat etmesi gerekiyor. Bizim üzerimize çok sorumluluk düşüyor.

İnsan türü tüketmeye odaklanmış durumda. Böyle bir çılgınlığın içerisinde büyük markalar tarafından yönlendirilmek görüldüğü üzere oldukça kolay. Bir ürünü alırken sizi o ürüne yönlendiren şeyin ne olduğunu , kaliteyi mi imajı mı satın aldığınızı düşünmenizi istiyorum. Markaların hedef kitlesi bizler isek biz neye yönelirsek , global düzen de ona yönelir. Aslında biz bilinçli hareket edersek markaları yönetebiliriz , onlar bizi değil…

Kaynakça :

Solak, B. B. (2016). Televizyon reklamlarında ünlü kullanımının satın alma davranışı üzerine etkisi: Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğrencilerine Yönelik Araştırma. Gümüşhane Üniversitesi İletişim Fakültesi Elektronik Dergisi, 4(1). https://dergipark.org.tr/en/pub/e-gifder/article/268030

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir