Evlilik ve Ebeveyn Tutumları Arasındaki İlişki Nasıldır?

Ünlü psikolog Bowlby’nin kuramına göre bir çocuğun, ebeveynine bağlanma figürü ile olan ilişkileri sonucu içselleştirdiği deneyimleri, yetişkinlik dönemindeki arkadaşlık, romantik, toplumsal ilişkilerinde geliştireceği yakınlıkları da etkilemektedir.

Yetişkin Bağlanma Stilleri

Bağlanma stilleri, bireyin benliğini şekillendirmek, yakın ilişkilere yönelik beklentilerini belirlemek ve olaylara karşı tepkiyi şekillendirmektedir.

1.Güvenli Bağlanma

Anne baba çocuklarına olmasını istedikleri gibi değil, olduğu gibi kabul edip destekler ve bireyselliğine saygı duyarlar. Bu tutumda denge ana unsurdur ve ebeveynler tüm davranışlarında ölçülüdürler (Senemoğlu, 2013).

Bu stilde büyümüş çocuklar ise özgüven sahibi, hayal güçleri yüksek ve sabırlıdırlar. İletişim becerileri gelişmiştir ve otokontrolleri sağlayabilen, sorumluluk alabilen, analiz yapabilen yetişkinler haline gelmişlerdir.

2.Kaçınmacı Bağlanma

Bu bağlanma stili  ile büyümüş bireyler, kendileri hakkında olumlu fakat başkaları hakkında olumsuz bir inanca sahiptirler.

Bireyler, yüksek derecede özgürlük arayışı içerisindedirler. Duygularını yoğun bir şekilde bastırmaya çalışırlar ve hislerini sakladıkları görülmektedir.

Yapılan araştırmalar, kaçınma bağlanma biçimine sahip olanların evliliklerinde uyum sorunu yaşayacağını belirtmektedir.

3.Saplantılı Bağlanma

Saplantılı stildeki yetişkinler yanlış anlaşıldıklarında gerçekte olana göre kendilik değerlerinin daha düşük algılandığına inanırlar. Uzun süreli ilişkiye bakış açıları isteksizdir. Güvensizlik sebebi ile hem kendilerine hem de başkalarına karşı korku hissederler. 

Birlikte oldukları eşlerine yoğun öfke ve kıskançlık hissederler.

Kaybetme korkusundan dolayı oluşan yakınlık arayışı, bir süre sonra karşı tarafa saplantılı hale gelerek sonuçlanabilir.

4.Korkulu Kaçınmacı

Bu stil ile büyümüş bireyler, genellikle kendilerini değer verilmeye layık görmezler. Başkalarıyla yakınlık kurmakta güçlük çekerler ve tam anlamıyla güvenemediği için, kendilerini rahatsız hissederler.

Romantik ilişki bağlamında yapılan araştırmalarda kadınların erkekleri ilişki içinde kopuk ve kontrolcü, erkeklerin ise kadınları bağımlı olarak nitelendirdikleri görülmüştür.

Bu tür nitelendirmelerin ve davranışların, bebeklik dönemiyle ilişkisi nedir?

Evlilik sorunları yaşadıklarını belirten kadınlar ilişkilerinde, yüksek kaygı ve kaçma bağlanma göstermektedirler. Kaçınan türde bağlanma gösteren kişilerin sorunlardan ve çözüm arayışlarından da kaçındıkları bilinmektedir. Birey bu bağlanma davranışını bilinçli sergilemiyor, özellikle bebeklik döneminde öğrenilen tarza bağlanmasını ve ilişkisini sürdürüyor.

Toplum, Bağlanma ve Evlilik Arasındaki İlişki

Toplum tarafından yüklenen roller içerisinde kadın ve erkek kimlikleri, ilişkide de belirleyici rol olmuştur. Kadın kimliğinin özellikleri “merhamet, bakım verme, sıcaklık” olarak belirlenirken, erkek kimliğinin özellikleri arasında “güç, egemenlik” gibi sıfatlar yüklenmiştir.

Mesela, “erkekler ağlamaz”, “kadın kalbi merhamet kaynağıdır” gibi toplum tarafından benimsenen nice sözler vardır. Geniş çaplı baktığımız zaman aslında, sadece bağlanma stili ile evlilik sorunlarını tek bir kalemde değerlendiremeyiz. Toplumun yüklediği kalıp yargılar ilişki içerisindeki bireyi “uyumlu”, “uyumsuz” olarak göstermektedir. Oysa günümüz şartlarında bir erkeği “bakım veren”, bir kadını “güçlü” olarak görmekteyiz.

Bebeklik döneminde bakım veren kişi tarafından, “güvenli” bağlanma kurulurken aynı zamanda “kalıp yargılar” dışına çıkabilen esnek bireyler haline gelmeliyiz.

Hangi Özellikler Evlilikte Uyumu Sağlar?

Evlilikte “güvenli bağlanma” görülmesi uyumu sağlamaktadır.

Güvenli bağlanmaya sahip bireyler,

-yakınlık gösterebilme

-güven sağlayabilme

-sorunlarla baş edebilme

-kendi iç dinamiğini farkında olma özelliği ile tanımlanabilmektedir.

Kadınların ve erkeklerin aynı bağlamda biçimlerine sahip olduklarında bile, hem yaşanılan sorunu anlamlandırma hem de çözüm bulma davranışlarının farklılık göstereceği düşünülebilir.

Her birey biriciktir ve her ilişki dinamiğinin parmak izi kendine özgüdür.

KAYNAKÇA:

Çavuşoğlu, Z. Ş. (2011). Bağlanma stilleri evlilik uyumu ve aldatma eğilimi arasındaki ilişkinin incelenmesi (Master’s thesis, Maltepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü).

Gülirmak, K. (2019). Web tabanlı uygulanan duygusal ihmal ve istismarı önleme ebeveyn eğitim programının duygusal istismar farkındalık düzeyine ve çocuk yetiştirme tutumuna etkisi (Master’s thesis, Sağlık Bilimleri Enstitüsü). Taycan, S. E., & Kuruoğlu, A. Ç. (2014). Evlilik uyumu ile bağlanma stilleri ve mizaç ve karakter özellikleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi. Türk Psikiyatri Dergisi, 25(1), 9-18.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


İnstagramda bizi takip et... https://www.instagram.com/psikogunluk_/